Bilinçaltı reklamcılık nedir ? Logosuz pazarlama strateji örnekleri.

Sigara paketlerinin üzerindeki sigara sağlığa zararlıdır yazılarının yapılan araştırmalarca insanları sigara içmeye yönlendirdiğini biliyor muydunuz?

Bu bilginin doğruluğunu öğrendikten sonra  Marlboro’nun Camel’in ve diğer sigara firmalarının logosuz pazarlama ve bilinçaltı reklamcılığı faaliyetleri üzerine ufak bir araştırma yapmam gerektiğini düşündüm.

Markalar neden logosuz Pazarlama ve Bilinçaltı reklamcılığını tercih ediyor?

Aslında markaları bu tarz pazarlama stratejilerine sürükleyen faktör, ülkelerin alkol ve sigara gibi ürünlere koyduğu reklam yasaklarıdır. ( Tabii dünyaca ünlü büyük firmalar reklam yapmadan durmayacaktır.) Bu firmaların yaptıkları bilinçaltı reklamlar sayesinde bilincimizi etkileyip bizi harekete geçirdikleri düşünülüyor.

Bilincimizi nasıl etkiliyorlar ? Bizi harekete geçirip,  Reklam yasaklarını nasıl etkisiz kılıyorlar ?

Sigara firmaları öncelikle pub‘lar ve restoranlarla anlaştılar. Şuan size farklı gelmeyebilir ama tamamen kırmızı boyalı bir pub’a veya restorana gittiğinizde bilinciniz Marlboro sigara içmek isteyebilir. Ya da kovboy konseptli sarı duvarlar ve etrafta deve resimleri Camel sigara içme isteğinizi de getirebilir.

Bu tarz mekanlarda kendi konseptlerini yaratarak çağrışım sonucu bilinçaltını etki altına alıyorlar. Hepinizin bildiği bir örnekten gidelim. Ferrari takımının kırmızı olması ve üzerinde barkod resminin olması rastlantı değil, neden mi? Marlboro, Formula 1 ve Nascar’a çok büyük yatırımlar yapıyor.  F1 aracının kırmızı olması ve barkod ambleminin bulunması Malboro’yu çağrıştırıyor. ( Hatta ufak bir anekdot Marlboro’ nun F1 de bilinçaltı reklamcılığı yaptığına dair AB yasaları çerçevesinde AB ile dava sürecindeler. )  Yani bazı ortamlarda bazı renkler markayı çağırıştırabiliyor.

Bilincimizi kontrol etmeyi öğrenmemiz gerekiyor, zararlı bilinç altı reklamcılığına korkutucu derecede maruz kalıyoruz. İlerleyen zamanlarda zararlı bilinçaltı reklamları konusunda yazılar olacak.. Takipte kalınız.

Caner Babataş

26.02.2019

Az bilmek için, çok okumak gereklidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir